Periferik Sinir Cerrahi

Periferik Sinir Cerrahi

Periferik Sinir Cerrahi. El, kol, bacak gibi organlara gelen sinirler kaza sonrası yaralanabilmektedir. Yaralanma sonucu sinirlerde kısmı kopmalar, ezilmeler veya tam kesiler oluşabilir. Trafik kazaları, kesici ve delici aletlerle yaralanma sıklıkla görülen travmalardır.

El veya bacağa gelen sinirlerin kesilmeleri halinde sinirin uyardığı bölgede felç gelişir. Sinir kesilmelerinde ilk 8 saat çok önemlidir ve zamanında yapılan tamir sonrasında herhangi bir sakatlık kalmadan iyileşme sağlanabilir. Eğer cerahi müdahale geçikirse sinirin iyileşme şansı azalır. Periferik sinir kesilerinde tani Elektromyografi (EMG) ile konulmaktadır. EMG sinir probleminin derecesini ve kasların durumu hakkında detaylı bilgiler verir ve sinir hasarının yerini lokalize edebilir.

Periferik sinir kesildiğinde sinir tamir edildiğinde kesinin üzerinde kalan sağlam kısım aşağıya, yani hasara uğrayan kısma doğru ilerler. Bu büyüme hızı yaklaşık olarak günde 1 milimetre kadardır. Bu yaklaşık olarak ayda 3 cm yılda 36 cm kadardır. Iyileşen sinir kasa ulaştığında kaslarda hareket tekrar baslar. Bu süreç bazen aylar sürer ve bu nedenle kaslarda atrofi denilen erime görülür. Bu nedenle sinir kesilerinin tedavisinde iyileşmenin uzun bir sürede olacağı faktörünün bilinmesi çok önemlidir. Hastalara tedavi süresince sabırlı umutlarını kaybetmeden beklemesi ve bu bekleme sürecini pasif egzersiz yaparak ilgili eklemin hareketsizlikten donmasının engellemek için rehabilitasyon tedavisi önerilir.

Yard. Doç. Dr. Mustafa Akgün
WhatsApp iletişimi için buradan bağlantı kurabilirsiniz.
MR, CD göndermek için mail (drmustafaakgun@gmail.com) atabilirsiniz.

Medikal ağrı tedavilerimizle ilgili burayı tıklayarak detaylı bilgi alabilir, aklınıza takılan soruları bize iletmek için sosyal medya hesaplarımızı (Facebook, Instagram) ya da Whatsapp iletişim hattımızı kullanabilirsiniz.

Medikal Ağrı tedavileri

Acısız, uzun süre etkili, uygulamayı müteakip etki eden uygulamalardır. Tedavi sağlayan ağrı tedavileri eldeki gerekli uzmanlık bilgisi ve uygun teknik donanıma sahip olmayı gerekir. Konuya ilişkin lütfen sadece uzman hekimlerden destek alınız.

Bel ağrısı tedavisinde kullandığımız enjeksiyonlar

  • Epidural ve transforaminal enjeksiyonlar.
  • Sinir kökü blokları.
  • Faset eklem enjeksiyonları.
  • Sakroiliak eklem enjeksiyonları.

Bel ağrısı tedavisinde en çok uygulanan enjeksiyon yöntemi tüm dünyada olduğu gibi epidural ve transforaminal enjeksiyonlardır. Epidural enjeksiyon, güçlü yangı giderici etkileri olan ilaçların omurga kanalı içine uygulanmasıdır. Dünyada 40 yıldan fazla zamandan beri omurga kaynaklı çeşitli ağrıların tedavisinde kullanılan, iyi sonuçlar alınmasını sağlayan ve yan etkileri çok az olan bir işlemdir.

Bel ağrısı tedavisi ile ilgili yazımızın tamamını okumak için burayı kullanabilirsiniz.

Kriyocerrahi Teknolojisi

Bu prosedürün en önemli avantajlarından birisi ağrı ve kanamaların oldukça az olduğu invaziv olmayan bir işlem olmasıdır. Normal ameliyata giremeyecek kişiler ve yaşlılar için oldukça elverişli bir teknik olan Kriyocerrahi sırasında tümörlü doku etrafındaki sağlıklı hücre ve dokulara diğer yöntemlere oranla daha az zarar gelir. Günümüzde Kriyocerrahi birçok kanser türünün tedavisinde kullanılmaktadır.

Kriyocerrahi ve ağrı tedavileri ile ilgili yazımızın devamına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Faset Eklem Enjeksiyonu

Faset eklem enjeksiyonunun iki nedeni vardır: teşhis (ağrının kaynağını belirlemek için) ve tedavi (tespit edilen anormalliği tedavi etmek için). Bel ağrılarının çoğu, birkaç hafta içinde kendiliğinden veya dinlenme, antiinflamatuar ilaçlar, fizik tedavi veya egzersiz gibi geleneksel tedavilerle iyileşecektir. Altı haftadan daha uzun bir süredir bel ağrısından mustaripseniz ve geleneksel tedavi yöntemlerinin yardımı olmadıysa, doktorunuz omurganın yapılarını incelemek için manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya bilgisayarlı tomografi (BT) gibi teşhise yönelik testler isteyebilir.

Faset Eklem Enjeksiyonu ile ilgili detaylara alttaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Proloterapi ve PRP

Proloterapi ve PRP Rejeneratif Tedavi yöntemlerindendir. Proloterapide uygulanan indüktif maddeler ise hipertonik solüsyonlardır. Bu hipertonik solüsyonlar uygulandıkları bölgede yine Büyüme Faktörlerinin (Growth Faktör) artmasına yol açar. Uygulamayı takiben vücut savunma mekanizmaları uygulama yerinde bir hastalanma veya yaralanma olduğunu algılayarak hızlı bir şekilde tamir etme yollarını harekete geçirir. Elde edilen sonuç ise beklenenden de daha iyidir.